Geyve'de bahar 'Hıdrellez' ile başlar

Mehmet Sönmez

Geyve’de Mayıs ayı geldi mi, toprak kendine düşeni yapar. Ağaçlar uyanır, dallar yeşerir, rüzgâr bile daha yumuşak eser. İnsan da bu uyanışa bir karşılık vermek ister. Hıdrellez denir buna; baharın gelişiyle birlikte kurulan sofralar, yakılan ateşler ve edilen dualarla anlam bulan eski bir hatıra.

Köy meydanında kurulan kazanlar sadece yemek pişirmez; geçmişten bugüne taşınan bir hissi de kaynatır. Aynı sofraya oturan insanlar, aslında aynı kökten geldiklerini hatırlar. Bir günlüğüne de olsa mesafeler kısalır, sesler yumuşar, kalpler birbirine yaklaşır.

Fakat doğa ile insan arasındaki fark tam da burada belirir. Toprak her yıl kendini yenilerken, insan aynı sadeliği ve içtenliği sürdüremez. Çünkü insan, çoğu zaman hatırlamak yerine unutmayı seçer. Günlük telaşlar, küçük hesaplar ve kırgınlıklar, o sade hakikatin üzerini yavaşça örter.

Oysa Hıdrellez, sadece bir günün adı değildir. İnsan olmanın, paylaşmanın ve aynı gökyüzü altında bir arada kalabilmenin sessiz bir ifadesidir. Gösterişten uzak, iddiasız ama derin bir çağrıdır.

Toprak her bahar yeniden dirilir; insan ise ancak hatırlayabildiği kadar çoğalır.

Mehmet Sönmez