Orda bir köy var uzakta..

Orda bir köy var uzakta, o köy Geyve'nin Sarıgazi köyüdür. Ahmet Kutsi Tecer ve Sarıgazi gerçeği... İlhan Baykal'ın Ahmet Kutsi Tecer anısı... 1955-1970 yıllarında Geyve'de İlköğretim Müdürlüğü yapan İlhan Baykal, şair Ahmet Kutsi Tecer ile yaşadığı anısını anlattı.

İlhan Baykal, Geyve'de görev yaptığı dönemde Muzaffer Sarısözen ile birlikte halk müziği ve folklor araştırması yapan şair Ahmet Kutsi Tecer'in Geyve'ye geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İstanbul Validebağ Öğretmenevinde Geyvelilerle kahvaltıda biraraya gelen İlhan Baykal, şair Ahmet Kutsi Tecer'in çocuk yaşlarında Geyve'nin Sarıgazi köyünde yaşadığını ve "Orda bir köy var uzakta" şiirini Sargazi için yazdığını belirtti.

İlhan Baykal, Şair Tecer'in Geyve Zeybeği'nin ele alınmasında ve tanıtılmasında çok büyük emeklerinin olduğunu açıkladı.

İşte İlhan Baykal'ın anlatımıyla Ahmet Kutsi Tecer hatıraları;

Ahmet Kutsi Tecer'i hayatımda bir defa gördüm. Kaymakama gitmiş karısıyla beraber. Karısı da Fransız Dame De Sion'da öğretmen, Ahmet Kutsi Tecer eski Milli Eğitim Müdürlerinden, iyi bir şair, iyi bir edebiyatçı... Kaymakam demişki sen bir takım araştırmalar yapıyorsun ama seni en iyisi İlköğretim Müdürü'ne göndereyim orda bir arkadaşımız var, orda sizinle bir yoklama yapsın. Geldi gayet hoş bir bey, yaşlı.. Dediki "Sevgili müdürüm, ben buraya bir konu için geldim, bana yardımcı olur musun?"..
"Bildiğim konu ise memnuniyetle"
"Önce kafamda çözemediğim, şiirini yazdığım, ama Geyve'ye ait çok uzak bir köy var. O köye gitmek istiyorum".
"Adı ne bu köyün?" dedim.
"Sarıgazi" dedi.
Sarıgazi, Kazımpaşa'nın biraz ilerisi.. 1903 veya 1904 doğumlu bu, 1911-12 yıllarında gelmiş, 1 dönem, 1 sene Sarıgazi'de kalmış. O çocuk yürümesiyle, o çocuk zaman ölçüsüyle ona o kadar çok uzak gelmiş ki Sarıgazi köyü..
"Ne olur beni o köye götürür müsün?" dedi.
"Hocam götürürüm ama, hak,katen çok uzak" dedim. "Nasıl gidelim?" dedim.
"Ya taksi giderse, taksi parası benden, şu benden.."
Ben de espri yapıyorum tabii.. Sarıgazi burnumuzun dibinde. Kazımpaşa'dan herhalde 10-15 dakika sürmez. O zamanlar 55-60 yaşlarında.
Rahmetli Sengül öğretmen vardı. Onun kocası Fikret.. Evvela Fikret'i bulmuşlar. Ordan kaymakama yönlendirmişler, o da bana...
Uzaktan da karısı Sengül öğretmenlerin akrabasıymış,
Dedimki "Gidelim o köye, ben sizi götüreceğim"...
Oooo.. Bir sevindi, bir sevindi..
"Taksi tutalım, otobüs tutalım" dedi..
Dedim "Hiç gerek yok. Çok yakın"
"Olmaz" dedi, "Yakın değil, çok uzak" dedi.
Dedim "Pekala ben götüreyim, sen sonra kararını ver"
Bindik kaymakamın jipine.. Aaaa.. 5 dakika sonra biz köye geldik.
Adam şöyle etrafına baktı... Hatırladı.. O fotoğrafı hatırladı.
Şimdi sen bana senin çocukluğundan kalma "Ali, Veli, Hasan, Hüseyin.. Ayşe-Fatmalar var mı" dedim kafanda?
Caminin orda yaşlılarda oturuyorlar.. "Olmaz olur mu, falan vardı, filan vardı" dedi.
Sordum "Filanı tanıyan var mı".. Adam "Benim" dedi.. Arkadaşlarını buldu.
Düşünebiliyor musunuz, "Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür..." şiirinde.. Dedi ki.. "Yahu ben onu uzak zannederdim, yanlış yazmışım" dedi..
Dedim ki ne alakan vardı, burayla, nerden buldun, Geyveli değilsin.
Bunlar Kudüs doğumlu, o bölgede babası memur.. Biliyorsunuz 1914 savaşları da başlayınca, babasını almışlar Kırklareli'ne kaymakam tayin etmişler. Şimdi Trakya kaynıyor, savaş korkusu var.. Bakıyorlarki adamcağız.. Sormuş soruşturmuş, en güvenli yer Geyve... Oraya ne şu gelir, ne bu gelir.. Çoluğumu çocuğumu orda bir ev bulayım hatta köyde burda otursunlar. O şekilde Sarıgazililiği var. Arkasından tabi İstanbul'a göçleri ve folklor çok önemli. Bugün Türkiye'de folklerün gelişiminde yüzde elli onun payı var. Halk müziği ve folklor araştımacısı Muzaffer Sarısözen'le birlikte "Gel demiş Türkiye'yi karış karış gezelim, yerel folklorü bulalım, ihya edelim, rötuş yapalım, her bölgenin oyunlarını izleyelim.. Bana "Geyve'nin Zeybeği olacak" dedi. Bunu bir örnek sunabilir misiniz? Adam Geyve Zeybeği'ni hatırlıyor. Ama nasıl oynanır, müziği nedir bilmiyor.
Neyse, "Kim var, kim var.." Eski resimlerde Mehmet Hırka vardı, oynamış, Nuri İbrik vardı onun babaları, dedeleri oynamış Sarıgazi'de...
Dedim ki, ya böyle böyle.. Bu misafirimize bir oyun, bir bölüm izlemek istiyor. Hay hay dediler. Sonra Ahmet-Mehmet toplandılar, okulun önünde, davul zurnayla adamı oynattık, seyrettirdik. O da video'ya çekti. Dediki "Ben bunu ihya edeceğim".. Bu oyun güzel oynanırsa Balkanlar'da söz sahibi olur, çok iyi bir oyun tabii melodisi ve erkek oyunu "Çok hoş" dedi.
Ve hakikaten Geyve Zeybeği'nin fevkalade hale gelmesinde Allah rahmet eylesin Ahmet Kutsi Tecer'in çok büyük rolü var.


Bu video 316 defa izlenmiştir..

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum