Doğantepe depremi akıllara o iddiayı getirdi

Geyve Doğantepe depremi akıllara o iddiayı getirdi.. Geyve'yi bekleyen büyük bir deprem riski var mı? Jeofizik Profesörü Ocak ayında Geyve için "Asıl tehlike Geyve'de" sözleriyle korkutan bir hatırlatmada bulunmuştu.

Doğantepe depremi akıllara o iddiayı getirdi
24 Haziran 2020 - 21:21
Reklam

Acaba Geyve Doğantepe'de bu akşam 19.52'de meydana gelen 3.1 şiddetindeki deprem, beklenen büyük Geyve depreminin habercisi mi?

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Murat Utkucu, Geyve ile ilgili 5 yıl önce gündeme getirdiği korkutan bir açıklamayı Ocak ayında tekrar hatırlatmıştı

İşte 28 Ocak'ta yayınladığımız o haber;

ASIL TEHLİKE GEYVE'DE!.. 

Jeofizik Profesöründen korkutan hatırlatma: "Asıl tehlike Geyve'de".. Elazığ depremi sonrası ülke gündeminin ilk sırasını alan olası deprem hatları konuşulmaya devam ediyor.



Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Murat Utkucu, Geyve ile ilgili 5 yıl önce gündeme getirdiği korkutan bir açıklamayı tekrar hatırlattı.
"Sakarya için en büyük tehlike Geyve’den geçen hat"..

Adapazarı Akşam Haberleri gazetesine özel açıklamalarda bulunan Utkucu: "Geyve’den geçen Kuzey Anadolu fay zonunun güney kolu 1419 depreminden beri kırılmamış. Sakarya için en büyük tehlike bu hat".

‘SÜRPRİZ DEĞİL’

Utkucu, “24 Ocak’ta olan deprem Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana geldi. Kuzey Anadolu fayı ve Doğu Anadolu fayı Türkiye’nin önemli iki deprem zonu.  Kuzey Anadolu fayı zonu daha tehlikeli. Fakat Doğu Anadolu fayı zonu diğerine göre daha az yıkıcı depremler üretmekte. 2’nci olarak bu deprem beklenen bir deprem miydi? Tabi ki sürpriz değil” diye belirtti.

ASIL TEHLİKE GEYVE HATTI

Utkucu, “Bu depremin bizim bölgemizdeki bir depremi tetikleyip tetiklemeyeceği konuşuluyor. Tetikleme ihtimali yok. Öyle bir bağlantı yok. Sakarya’da daha önce 1999 depreminde o hat kırıldı. 1943 Depreminde de Hendek’ten geçen fay hattı kırıldı. Fakat şöyle bir şey var; Hendek fayının ne kadarı 1943 depreminde kırıldı, onunla ilgili tam bir bilgimiz yok, araştırmalar devam etmekte. Bir de Geyve’den geçen bir hattımız var. Kuzey Anadolu fay zonunun güney kolu. Bu kol 1419 depreminden beri kırılmamış. Geyve, Pamukova, Gemlik,  Bandırmadan geçen hat. Buraları ileride bekleyeceğimiz en büyük tehlike Sakarya açısından Geyve’den geçen hat” dedi.

‘ADAPAZARI ETKİLENİR’

Utkucu, “Deprem Elazığ’da oldu. Ama Adıyaman’da hasar meydana geldi. İstanbul’da meydana gelebilecek bir deprem duruma göre Sakarya’yı etkileyebilir. Çünkü kırılmanın yönü önemli. Diyelim ki kırılma Tekirdağ civarında başlayıp, Sakarya’ya doğru Adalar’a doğru gelirse Adapazarı çok etkilenir. Ama Adalar civarından başlayıp Tekirdağ’a doğru giderse daha az etkileniriz. Bunda tabi birde Sakarya’daki zeminin kötülüğünü de düşünmek lazım.  Buna göre de tedbirli olmak lazım. 1999 depremi sonrası Sakarya’da büyük bir düzelme olduğu kesin. Yönetmelikler devamlı olarak güncelleniyor. En son güncelleme de 1-2 sene içinde yapıldı. O yönden de iyi durumdayız. Binalarda çok katlı yapılardan 2 katlı yapılara geçirildi, bunlar iyi haberler” ifadelerine yer verdi.

‘EKSİKLİKLER VAR’

Sakarya’da 3 katlı binaların çoğalmaya başladığına dikkat çeken Utkucu, “Çünkü 3. kat için müsaade çıktı. Bunlar kötü haberler. Sakarya depreme hazırdır cevabı doğru olmaz. Herkesin bir eksikliği vardır. Halka sorsak evinizde deprem çantası var mı? Acaba kaç kişide var? Oturdukları binalar sağlam mı? Bu sorular çoğaltılabilir. Hazırlık için farkındalık biraz azaldı. Silivri depreminden sonra biraz daha kendimize gelir gibi olduk. Ama zamanla yine unutuyoruz” diye belirtti.

‘UNUTMAMAMIZ LAZIM’

Depreme hazırlık konusunda herkes görev düştüğünü belirten Prof. Dr. Murat Utkucu, “Türkiye bir deprem ülkesidir gerçeğini unutmamak lazım. Mümkün olduğunca bu konuda araştırmaları yapmak ve kendimizi ona göre depreme hazır hale getirmek lazım. Bu konuda da 1999 depreminden sonra büyük yol kat edildi. Müdahale bakımından devletin başarısını gördük. Devletimizin baya mesafe yol kat ettiği görülüyor. Ama akademik araştırmalar konusunda gelince bir hız düşüklüğü olduğunu söyleyebilirim. Yani kaç tane deprem konusunda araştırma yapan var. Deprem ülkesi olmamıza rağmen deprem konusunda  yapılan araştırmalar bir elin parmak sayısını geçmez” dedi.


Bu haber 2701 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum