Emekli öğretmen İsmet Ziya ile röportaj

Gazeteci Öğretmen Mehmet Aydoğan, Alifuatpaşa'da oturan şiir sevdalısı Öğretmen İsmet Ziya ile görüştü.

Emekli öğretmen İsmet Ziya ile röportaj
05 Ocak 2022 - 14:22 - Güncelleme: 06 Ocak 2022 - 02:23
1949'da Bulgaristan'da doğan, 1951'de anavatana göç eden, 1956'da Geyve Alifuatpaşa'ya yerleşen şiir sevdalısı emekli öğretmen İsmet Ziya ile söyleşi..

İsmet Ziya'dan şiir sevgisi

Sayın hocam, sizi tanıyabilir miyiz? 

- Ben 1949 yılında Bulgaristan'da doğdum. 1951'de Bulgaristan'dan anavatana göç ettik. Kayseri'nin Bünyan ilçesine bağlı Köprübaşı (Ekrek) Köyü'nün bozkırlarındaki verimsiz topraklarda çekilen sıkıntılardan sonra, sadece bir yatak yorgan alarak 1956 yılında Geyve ilçesi Alifuatpaşa beldesine taşındık. Alifuatpaşa İlkokulundan sonra, her gün üç km. gidiş geliş yaparak Geyve Ortaokulundan mezun oldum. Daha sonra Bolu Öğretmen Okulunu bitirdim. Son olarak Alifuatpaşa'da öğretmenlik yaparak emekli oldum. 

Sizce şiir nedir? 

- Şiir, duygu, düşünce yaşadıklarımızı ve gördüklerimizi, en öz ve kısa cümlelerle okuyanların hafızasında tatlı bir his uyandıracak şekilde, kelimeleri uyumlu, anlamlı kullanarak konuyu dağıtmadan işleyebilme sanatıdır. Ben de hayatımda gördüklerimi, yaşadıklarımı, hissettiklerimi; öğretmen okulunda öğretmenimiz Duygu Gürer'in Edebiyat derslerinde okuduğu şiirlerden etkilenerek ifade ettiğim şiirlerimi yazmaya çalıştığım kitabımda bir araya getirdim. 

Şiir yazmak, öncelikle Allah vergisidir. İlham gelmesi gerekir.  Her konuda olduğu gibi, şiir okuma ve yazmada sağlam temellerin oluşması için, şiir severlerin, ozan ve şairlerin yazdıklarını ilgi ve sevgi ile takip etmek gerekir. Yeteneklerin ortaya çıkarılıp parlatılmasında, şiiri ustaca, gönlünüze nakış ederek, anlamını tam manası ile ortaya çıkararak, okuyan öğretmen, ozan ve şiir dostlarının payı büyüktür. Şurası unutulmamalıdır ki temeli sağlam atılan her güzel şey, zaman içinde demlenen çay gibi gittikçe güzelleşir ve yaşam boyunca insana mutluluk verir. 

Babamın bütün olumsuzluklara rağmen, ömrümce unutamayacağım ve saygıyla anımsayacağım bizlere verdiği okuma fırsatı ve desteği. 

Şiir Anadolu'nun, aşıklarının dile gelen sevdasıdır.
Şiir Yunus Emre'dir, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Aşık Veysel'dir.
Şiir, bizlere şiir sevgisi kazandıran öğretmenlerimizin hafızamızda yankılanan sesidir.
Şiir türkülerimizde, şarkılarımızda dile gelen duygularımızın, bazen içimizi yakan, bazen de sevinçlerin doruğuna çıkaran sestir.
Şiir, yaşadığımız dünyanın ve biz insanların ruhunda açan, feryadımızı, isyanımızı, anlattığımız dikenli sevda çiçekleridir. 

Selâm olsun sizlere, yazdığı şiirlerle gönüllerde yaşayanlar.
Selâm sizlere Karacaoğlanlar, Pir Sultanlar. 

Şiir dünyasına emekleriyle zerre kadar katkı yapabilmenin şerefini hak edebilmenin mutluluğunu ummak dahi, isimsiz bir şiir yazarının hayatına anlam ve renk katar. Şiir sevgimi, kalem kağıda döktüm. Benim evlatlarım da yazdığım bu şiirleri kitap halinde bastırdı. Kendilerine teşekkür ediyorum. 

Sizde şiir yazma hevesi nasıl oluştu? 

- Rahmetli babam, Bulgaristan'da medrese eğitimine giderken Turancılık akımının etkisiyle, Ziya Gökalp'in şiirlerinin çoğunu ezberlemiş ve severek okurdu.Ben de bütün sıkıntılarına rağmen okuduğu şiirleri büyük bir haz duyarak dikkatle dinler ve etkilenirdim. Bolu Erkek İlköğretmen Okulunda, edebiyat derslerimizde, öğretmenlerimizin gayretleriyle aldığımız şiir sevgisi, yıllar sonra şuur altında filizlenip gelişti. Halk ozanlarından en uç şairlerin şiirlerine kadar ilgi duyup okumama, etkilenmeme sebep olmuştur. İlerleyen yaşıma rağmen son yıllarda da duygu ve düşüncelerimi şiir ile anlatma isteğim, şiire karşı duyduğum sevgiden ve bu sevginin giderek büyümesinden kaynaklanmaktadır. 

Gençlere ne demek istersiniz? 

- Gençlerin boş vakitlerini kitap okuyarak, şiir yazarak değerlendirmelerini tavsiye ederim. Çünkü şiir okuyan, şiir yazan kişi kötü şeyler düşünmeye fırsat bulamaz. 

Saygılarımla...

İsmet Ziya öğretmenimizden Alifuatpaşa şiiri ile sohbetimizi sonlandıralım. 

ALİFUATPAŞA PARKI 

Doya doya seyretmek istersen, tarih ile doğayı, 
Alifuatpaşa parkından seyreyle manzarayı. 
Çayını yudumlarken ne duygular yaşarsın, 
Köprüyle Sakarya'nın dostluğuna şaşarsın. 

Sıcak yaz günlerinde parkımıza gideriz, 
Uygun bir köşe bulup çayımızı içeriz. 
Tadına doyum olmaz, bu ortamda sohbetin, 
Yorgunluklar kaybolur, sonunda her gecenin. 

Sakarya'ya bakarken içten içe coşarsın, 
Ahenkli sularında hayallere dalarsın. 
Şu adaya baksana sanki ağaç denizi, 
Bu güzelim manzara büyülüyor hepimizi. 

Parla Tepesi karşıdan hayran hayran bakıyor, 
Sanki Cumhuriyetin nöbetini tutuyor. 
Müzemizi gez de gör neler neler yaşanmış? 
Türk'ün şanlı tarihi ne şartlarda yazılmış. 
Bu haber 1267 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum