Geyve'de 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı

Geyve'de 30 Ağustos Zafer Bayramının 99. yıl dönümü coşkuyla kutlandı.

Geyve'de 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı
30 Ağustos 2021 - 20:48 - Güncelleme: 30 Ağustos 2021 - 20:57
Geyve Cumhuriyet Meydanında düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına Kaymakam Mustafa Kutlu, Belediye Başkanı Murat Kaya, Cumhuriyet Savcısı. Hakan Perçin, İlçe Emniyet Müdürü Serkan Duran, Jandarma Komutanı Teğmen Mehmet Kütük, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Doğan, İlçe Yazı İşleri Müdürü Şener Tosun, daire amirleri, okul müdürleri, siyasi parti temsilcileri Abdullah Özdemir, Murat Çakmak, Yusuf Baran ve Gürkan Kar, gaziler, milis kuvvetleri ile vatandaşlar katıldı.

Programın sunuculuğunu Geyve Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğretmeni Emin Gürler başarıyla yaptı. Geyve Kaymakamı Mustafa Kutlu ve belediye başkanı Murat Kaya Atatürk anıtına çelenk sundu. Saygı duruşu yapıldı, İstiklal Marşı coşkuyla söylendi.


Geyve Jandarma Komutanı Mehmet Kütük

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Geyve Jandarma Komutanı Mehmet Kütük şunları söyledi: 

ADIMIZI TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZDIRDIK

Geyve Jandarma Komutanı Üsteğmen Mehmet Kütük, 30 Ağustos Zafer Bayramının 99.yıl kutlamaları töreninde yaptığı konuşmada: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922'de kazandığımız Büyük Zafer'in 99'uncu yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz." dedi.
Üsteğmen Mehmet Kütük konuşmasına şöyle devam etti: 19’uncu yüzyılın başlarında meydana gelen gelişmeler başta büyük devletlerarasındaki çıkar çatışmaları, dünyada ortaya çıkan fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda Birinci Dünya Savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma sonrasında daha birkaç gün önce 950. yılını coşkuyla, heyecanla, büyük bir gurur ve vakar ile kutladığımız Malazgirt zaferinden bu yana üzerinde kurduğumuz devletlerimizle, bu toprakları kendimize yurt edinip nice fedakârlıklarla, şehitler vererek yaşadığımız Anadolu toprakları, düşmanın türlü oyunları ile işgal edilmiş ve uğruna akıttığımız kanlar, toprağın bağrına emanet ettiğimiz canların feryadı bile içimizde dinmezken, Sevr antlaşması gibi bir antlaşma ile Türk ulusunu ve Türk devletini tarihten ebediyete kadar silecek, asırlarca kendilerine hedef olarak koydukları topraklarımızı ele geçirmek hülyalarını gerçekleştirmek istemişlerdir.

İŞGAL GÜÇLERİ YAKIP YIKTI

İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini, öfkelerini kusarcasına kadınlarımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır; zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşgalciler adım attıkları her toprağı yakıp yıkmışlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Gazi Mustafa Kemal ve onun silah arkadaşları ile Türk ordusu bağımsızlık meşalesini yakarak yüce Türk ulusunun azmi ile aydınlığa, bağımsızlığa giden yolu aralamışlardır.

KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR MÜCADELE ETTİK

Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi gerektiğinde son neferine kadar savaşıp, düşmanı Anadolu topraklarından atmak ve Türk ulusunun tarihte hep yaşadığı gibi bağımsızlık şeklinde belirlenmiştir. Süregelen savaşların sonuncusu olan Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.

Tarihi şan ve şerefle dolu Türk ulusu Başkomutanı Mustafa Kemal'in emri altında, Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek bertaraf etmeyi başardı. Düşmanın geçilemez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek, 30 Ağustos'a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmanın savaşma istek ve azmi kırıldı. Türk ordusu eşine az rastlanır bir kahramanlık ve şecaatle düşmanı takip etmiş ve 9 Eylül' de İzmir'de denize dökmüştür.

30 Ağustos'un gerçek anlamını ve önemini Büyük Zafer'in ikinci yıldönümünde Dumlupınar'ın Çal tepesinde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün verdiği söylevde görürüz; "...Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır." "Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi, milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır." İşte bu gün dahi bu ifadenin önemi apaçık ortadadır.

ORDU MİLLET EL ELE

İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur; harbin; kadın, çocuk, yaşlı demeden milletçe topyekûn bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu bu meydandan da Ulu Önder'inin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin elbette ki çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu açıktır. Bu zaferle, Türk ulusunun bağımsızlığına ne kadar düşkün olduğu, ona boyunduruk vurmak isteyen düşman ve hainlerin emellerine asla ulaşamayacağının şiar’ı olmuştur. Türk ulusunun ordu-millet bir ulus olduğu gerektiğinde her cephede Mehmetçik olup kanının son damlasına kadar savaşma azmine sahip olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde göstermiştir.

SİLAHLI KUVVETLER GÜNÜ

30 Ağustos Zaferi, Türk Ordusu'na "Silahlı Kuvvetler Günü" olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir ve edecektir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevleri ifaya hazırdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle ulusça başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını ve vatanın her karış toprağında yatan aziz şehitlerimizi, rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları Şad' olsun".

Cumhuriyet Meydanındaki törenden sonra, Geyve Kaymakamı Mustafa Kutlu, Kaymakamlık Makamında tebrikatları kabul etti."


Cumhuriyet Meydanındaki törenden sonra, Geyve Kaymakamı Mustafa Kutlu, Kaymakamlık Makamında tebrikatları kabul etti. 

MEHMET AYDOĞAN
Bu haber 1169 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum