Geyveli bıçak ustası "Yılın Ahisi" seçildi

Geyveli bıçak ustası "Yılın Ahisi" seçildi. 5 kuşaktır, Geyve'de bıçakçılık yapan ve Sakarya'da Yılın Ahisi seçilen  80 yaşındaki Mustafa Arık "Dükkana bir gün gelmesem canım sıkılır"..

Geyveli bıçak ustası "Yılın Ahisi" seçildi
16 Eylül 2020 - 18:41 - Güncelleme: 16 Eylül 2020 - 18:45
Reklam

‘YA HEP YA HİÇ’

Yılın Ahisi seçilen bıçak ustası Mustafa Arık, “İnsan bir işi isteyerek ve severek yaparsa, o iş bir sanat yaptığı iş sanat eseri ve kendisi sanatkar olur. Babam, ‘Ya hep ya hiç. İşin ya en iyisini yapacaksın, ya da hiç yapamayacaksın’ derdi” diye belirtti.

‘MÜCADELE VERİYORUM’

Arık, “Sakarya’nın en eski esnafı benim. Doğduğumdan beri ben bu işin içindeyim. Çok eski zamanlarda burada Ermeni ve Rumlar’ın yaşadığı zamanlarda dedelerimiz bu mesleği yaparlarmış. Bu meslek babama dedelerimizin yaptığı bıçkıcılık mesleğinden aktarılmıştır ve babamın lakabı ‘Bıçkıcı Şevki’ olarak kalmıştır.  1954 yılında babam ile beraber buraya dükkan açtık. Önceleri Çarşamba günleri Pamukova’da, Perşembe Alifuatpaşa ve Geyve pazarlarında, Cuma günleri de Sapanca’da birkaç gün kalır seyyar olarak tezgah kurardık ve aklımıza gelebilecek bütün kesici aletleri hem satardık, hem de bıçak bileme işlemi yapardık. Babam 1982 yılında vefat edince ben burayı devraldım. O günden bugüne atalarımın hatırası yaşasın ve bu meslek ölmesin diye mücadele veriyorum. 3 çocuğum var. Benden sonra da onlar devam ettirecekler” dedi.

ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Arık, “Eskiden buralarda çok bağlar vardı ve bağları bıçkılar ile budarlardı. Budama işlemi için gerekli testere ve bıçkıları biz üretirdik. Kasımda başlayıp Nisan’a kadar süren bağ budama işlemi, daha sonra başlayan koza işi sırasında çok yoğun işimiz oldurdu. Bu işler eskisi gibi kalmayıp, bitince şimdi sadece Kurban Bayramı zamanında bıçak satma ve bileme işlemimiz olur” dedi.

NESİLDEN NESİLE

Arık, “Bu dükkanı hiç kapatmayı düşünmedim. Üzüm bağlarımız vardı hem orayı, hem burayı devam ettirdik ve hiç sıkıntı görmedik. Sıkıntı çekmememizin en büyük nedeni çok çalışmamızdı. Babam işini çok iyi yapardı. Bana sürekli, ‘Ya hep ya hiç. İşin ya en iyisini yapacaksın ya da hiç yapamayacaksın’ derdi. O sözünü hep dikkate aldım. Hayatımın her anında da yolumu çizerken bu söz bana yoldaş oldu. Gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Gece testere yapıp, gündüz satardım ve bilemesini yapardım. 1870’den bu yana kadar bu mesleğe devam etmekteyiz. Babamın dedesinin babası Mustafa’dan oğlu babamın dedesi Hasan’a, ondan oğlu dedem Mustafa’ya, ondan babam Şevki’ye, babamdan bana, benden de nasip olursa oğlum Faruk’a bırakacağım” dedi.

HAYATIMIN BİR PARÇASI

Arık, “Belediye başkanımız sağ olsun, ‘Senin dükkanını modernleştirelim ve Türkiye çapında tanınan bir marka haline getirelim’ dedi. Ben de gençken olsaydı olabilirdi. Fakat şu an 80 yaşındayım ve rahatım yerinde dedim. İstesem yapmam, ama baba yadigarı olduğu için devam ediyorum. Burası benim hayatımın en önemli parçası oldu. Dükkana bir gün gelmesem canım sıkılıyor. Buraya girmezsem bana sıkıntı oluyor. Allah ömür verdikçe, hayatımın geri kalanını burada geçireceğim” dedi. 

Haber: Anıl Üstün (Adapazarı Akşam Haberleri)
 


Bu haber 1038 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum