Mehmet Sönmez

Mehmet Sönmez


Üniter Yapına ve Özgürlüğüne Sahip Çık

28 Ekim 2026 - 23:05

​Bugün tarihimizin en büyük dönüşümünün, esaret zincirlerini paramparça edip kendi küllerimizden yeniden doğuşumuzun yıl dönümünü kutlayacağız. Ancak bu 29 Ekim, sıradan bir kutlama coşkusunun çok ötesinde; bir uyanış, bir hatırlayış ve en önemlisi "sahip çıkma" çağrısı olarak kapımızı çalıyor.
​Çünkü biliyoruz ki Cumhuriyet, bize lüks salonlarda hediye edilmiş hazır bir lütuf değildir. O, milyonlarca insanın canıyla, kanıyla, yokluk ve imkansızlıklar içinde ödediği ağır bedellerle kazanılmış şanlı bir destandır.

​Bugün sokaklarında özgürce yürüdüğümüz, fikirlerimizi korkusuzca ifade ettiğimiz bu vatan, bir masal kahramanının mucizesiyle kurulmadı. Dumlupınar’da toprağa düşen fidanların, Sakarya’da göğsünü siper eden mehmetçiğin, kağnılarla cephane taşıyan analerimizin gözyaşları ve fedakarlıkları üzerine inşa edildi. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde yürütülen o destansı mücadele, sadece askeri bir zafer değil; bir milletin "kul" olma statüsünden çıkarak "birey" ve "vatandaş" olma ihtilaliydi. Üniter yapımız, laik ve demokratik hukuk devletimiz, kimsesizlerin kimsesi olan bu düzen, kolay harcanamayacak kadar mukaddestir.
​
Ne yazık ki bugün, tarihimizin her döneminde olduğu gibi Cumhuriyetimizin temel sütunlarını sarsmaya çalışan iç ve dış odakların kalleş oyunlarıyla karşı karşıyayız. Üniter yapımızı zedelemek, toplumu kutuplaştırmak ve bizi Büyük Atatürk’ün gösterdiği "muasır medeniyetler seviyesinin" çok ötesine, karanlık ve geri kalmış üçüncü sınıf bir müstemleke ülkeye dönüştürmek isteyenler, projelerini devreye sokmuş durumdalar. Atatürk’e, kurucu değerlerimize, Cumhuriyetin kazandırdığı aydınlık fikirlere yöneltilen her alçakça saldırı, tesadüfi değildir. Bu saldırılar, bu ülkenin bağımsızlık simgesine ve onuruna sıkılan kurşunlardır. Hedef bellidir: Ulus bilincini zayıflatmak, halkı kendi köklerinden, bilimden ve akıldan koparmak ve bağımsız Türkiye idealini tasfiye etmek.

​Bugün, Cumhuriyetimizi her zamankinden daha çok korumaya, daha çok sahiplenmeye ve yüceltmeye mecburuz. Çünkü tarih göstermiştir ki, kazanılması yıllar, yüzyıllar alan bu büyük değerler, gaflet ve dalalet içinde kaybedilebilir. Evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli hazine, bu cumhuriyetin değeridir. Kurucu irademize, dilimize, bayrağımıza, kadınımızın özgürlüğüne, gencimizin umuduna sahip çıkmak; sadece geçmişe olan borcumuz değil, geleceğimize karşı boynumuzun borcudur.
​
Bırakalım içteki ve dıştaki tüm mihraklar bilsin ki; bu millet Anafartalar ruhunu, İzmir'in dağlarında açan çiçekleri ve 29 Ekim 1923'ün coşkusunu asla unutmayacaktır. Üçüncü sınıf bir müstemleke olmayı reddeden bu asil millet, sonsuza dek bağımsız, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti ile var olmaya devam edecektir.

​Bugün 29 Ekim... Cumhuriyetimizin ilanının yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; bu büyük emaneti gözümüzün bebeği gibi koruyacağımıza olan inancımla tüm okurlarımızın Cumhuriyet Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.
​Ne mutlu Türk'üm diyene! Ne mutlu Cumhuriyeti yaşatanlara!

Bu yazı 78 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum