Reyhan Karagöz Çetin

Reyhan Karagöz Çetin


Mustafalara

25 Mayıs 2023 - 13:28



Çok şükür, bugün de ağlayacak bir şey buldum. Sevinç, gurur ve mutlulukla ıslandı gözlerim.

Demokrasi açlığı, adalet yoksunluğu, özgürlük tutkusu alevleniverdi gözlerimde. Toronto'dan kalkıp yedi saat yolculuk yaparak oy kullanmaya giden bir otobüs dolusu güzel insanın neşesini göz yaşlarımla izledim.

Ferhan Şensoy'un "Pardon" filmini izleyenler hatırlar. Kendisine, görünür hiçbir iz bırakmadan işkence yapanları övgüyle anlatır oyuncu.

Günümüz ülke insanının büyük bir kısmı da kendisine onca işkence yapan insanı öyle övüyor işte. Hatta kendisine bunları yapanın kuyruğuna yapışmış yalvarıyor, beni bırakma diye.

Hapse girmedim ama suçsuz yere hapsedilip sonra bir özürle salıverilen paşalar, yazarlar, sanatçılar, gençler gördüm.

Açlık sınırına varmadım ama düştüğü maddi zorluk yüzünden ailesiyle beraber intihara koşanların haberlerine maruz kaldım.

Hiçbir cemaatin oluşumunda yer almasam da;  her türlü sosyal yaşamdan, sevinç ve mutluluktan, gençlik coşkusu ve heyecanından uzak yüzlerce kızın her hafta yurtlarına giriş çıkışlarını hüzünle izledim.

Cebimde her zaman param veya kredi kartım olsa da, pazar artıklarını torbalarına doldurmaya çalışan kadınları acıyla izledim.

Kendilerine biçilmiş rolleri oynayan, özgürlüğü kocasından veya babasından aldığı izin sanan, hatta kendisini çok akıllı zannedip partisinin kadın kollarında görev alıp başka hanımların kanına girmeye çalışan kadınlarımızı gördüm.

Başıma taşlar yağmadı, enkaz altında kalmadım ama sanki o enkazın altında imdat diyen, idrar içmek zorunda kalan, kolunu bacağını kaybeden, akli melekelerini yitiren veya enkaz altında kalan  yavrularının çığlığı karşısında çaresizce dövünen kadın bendim.

Üç kilo şeker, bir kilo eti ucuz alabilmek için hesap uzmanı gibi kafa yoran fakir...

Banka promosyonu için yaz günü, saatlerce kızgın güneşin altıda bekleşen emekli...

Orman yangını sırasında evini köyünü boşaltan köylü...

Üniversite kazanma sevinci, yurt bulamama kederi yüzünden kursağında kalan öğrenci...

On bin lira maaşla çalışırken "binanız riskli' notuyla karşılaşıp, on beş bin liradan aşağı kiralık ev bulamayan memur...

Eğitimdeki fırsat eşitsizliği yüzünden çocuğunu özel okula vermeyi arzulayan ama vurdumduymaz bir öğretmene mahkum olan çocuğu için üzülen anne...

Hepsi ama hepsi bendim.

Bunca acı ve kedere rağmen gelin bakın isterseniz, üzerimde hiç iz yok. Bize işkence edenler de hiç iz bırakmadı. Nasır tutan yaralarım zaman içinde üzülmemeyi, umursamamayı, imdat çığlıklarına kulak tıkamayı, yapılan yanlışlara dilsiz kalmayı öğretti. Ama olmaz. Bu şekilde yaşarsam insan olduğumu iddia edemem ki.

Yaşıyorsam gün gelir inkar ederim, gün gelir isyan.

Yaşıyorsam gün gelir yardım ederim, gün gelir hesap sorarım.

İki Mustafa bilirim tabuları yıkıp en büyük devrimi gerçekleştiren. Biri Muhammed Mustafa diğeri Mustafa Kemal.

Yaşamak yanlışa direnmektir, güzele yol açmak.
 

Bu yazı 568 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum