Reyhan Karagöz Çetin

Reyhan Karagöz Çetin


Suçlu biziz

12 Ağustos 2021 - 14:59 - Güncelleme: 13 Ağustos 2021 - 08:33

SUÇLU BİZİZ

Acılardan nefes alamıyoruz. Bir yanda hala devam eden orman yangınları, bir yanda küllerin arasında hangi yarayı saracağını bilemeyen mağdurlar; diğer yanda sel, mülteci sorunu, dün mülteciler tarafından öldürülen gencimiz, mültecilere yönelik tepkiler ve akın akın gelmeye devam eden Afganlar...
     Yanlışlıkla gülümseyecek olsak insanlığımızdan utanıyoruz. 
     Bilimadamlarının yıllardır yaptığı uyarılar, siyasi rant kurbanı olunca kaçınılmaz olmuştu tüm yaşananlar.
Doğayı çözen bilmadamları, insanı çözemeyince daha doğrusu insana dair şeytani zekaya ket vuramayınca oldu olanlar.
      Küresel ısınmaya, iklim değişikliğine, müdahale edemesek de insani ve akılcı tedbirlerle bazı felaketler önlenebilirdi.
     Eskiden orman köylerimiz vardı, geçimini ormandan sağlayan, ormana bir nevi bekçilik eden; kuru ağaçları keserken sürgünlere can veren. Keçiler bile doğal seleksiyona yardım ediyordu.
Desteklenmeyen hayvancılık, göçü hızlandırırken ormanları sahipsiz bırakmıştı.
     Ormanların içine yapılan termik santraller, bir yandan ağaç kıyımı bir yandan yangınlara davetiye, bir yandan da kirlilik sebebi olmuştu. Turizm kaynaklarını artırmaya çalışan ülkem, bacasız sanayi yerine zehir saçan santralların merkezi olmuştu.
Şimdi yanan ormanların sebebini nasıl sadece küresel ısınmaya yükleyebiliriz ki?
    Fakir bir ülke olsak amenna diyebileceğim çaresizlik, cumhurbaşkanına hizmet için bekleyen 19 uçağı düşününce, yangın söndürmeye uygun uçağımız olmayışına isyan ediyor.
Seller de yanlış hesaplar yüzünden can alıp, büyük zararlar vermiyor mu?
Dün de Bartın, Kastamonu ve Sinop'ta çaresiz kaldık. Daha bir kaç gün önce Rize'de olduğu gibi.
     Hatalı yerleşim planları, sorunlu altyapı hizmetleri, riskleri tolere edemeyen barajlar. Göstermelik ve günü kurtarma adına uygulanan projelerin kurbanı insanlar.
Tüm zararlar karşılansa bile insanların yaşadığı yangın ve sel felaketinin dehşeti, o korku, o çaresizlik anlarının izleri nasıl silinebilir ki?
     Mülteci sorunu da aslında hem küresel kriz hem de yanlış politikaların sonucu değil mi? Suriye politikasındaki yanlış hesabın faturasını sadece Davutoğlu'na kesmek vicdana, akla sığar mı?
Suriye'de savaşa müdahil olmak kadar yanlış bir karar, topraklarımızı mülteci akınına maruz bırakmak. Eminim yine bir günah keçisi bulunacak ama olan memleketime, insanımıza, hepimize olacak. Hangi vaadler veya hangi dayatmalarla böyle bir göçün kanalizasyon çukuru olduk bilmiyorum ama sanırım işleyemediğimiz çöplerin para karşılığı kabul edildiği gün, bugünlerin habercisi olmuş.
      Şimdi tek şeye dua ediyorum. İyi ki iktidarda sol bir parti yok. Yoksa ülkenin tüm gericileri, yobazları, şeriat isteriz, Allahsızlar ülkemize lanet yağdırıyor, tüm felaketler onların yüzünden diye yürüyüşe geçerdi. Biliyorsunuz yağmur çok yağınca da, hiç yağmayıp kuraklık olunca da sorumlular hep sol cenahtandır. Şimdi uyuyormuş gibi görünen ama attan alta hep hazır olan cehalet, ateşi insana tutmak için hep bahane arar. Karısına aslan kesilip dışarıda kuzu kesilen aciz, ezik, beceriksiz adamlar gibi ya da tek başına kahraman olamasa da grup içinde yaptığı taşkınlıklarla zavallılığını, yetersizliğini, eksikliğini şiddetle örtmeye çalışan insancıklar gibi.
    Bilimden nasibini almayanlar ne cehalet çıkmazından kurtulabilir ne kölelikten. Sistem gönüllü kölelerini ustaca yetiştirir, yiyemeyenin malını yemek gerekir diyerek.

Reyhan Karagöz Çetin

Bu yazı 646 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum