Arif Öztürk

Arif Öztürk


Milli Mücadele'de Geyve (13)

05 Haziran 2020 - 14:44 - Güncelleme: 05 Haziran 2020 - 14:48

YUNAN KUVVETLERİ İZMİT-SAPANCA-ADAPAZARI'NI İŞGAL EDİYOR

Mütareke sonrasında Haydarpaşa - Eskişehir demiryolu hattını İngilizler denetim altına almışlar, İzmit’e de bir askeri birlik yerleştirmişlerdi. Ancak Kuva-yı Milliye’nin Bölgede Nisan 1920'de baş gösteren Ankara’ya karşı çıkarılan ayaklanmayı bastırması ve yine Damat Ferit Hükümeti’nce Ankara’ya karşı harekete geçirilen Kuva-yı İnzibatiye’nin harekatını etkisiz hale getirmesi sırasında İzmit önlerine kadar gelmiş olan Kuva-yı Milliye birliklerinin İngiliz birlikleri ile çatışması karşısında kendilerini askeri yönden zayıf hisseden İngilizleri endişeye sevk etmiştir. Bu sebeple bölgedeki güvenlikleri için Yunan askeri kuvveti kullanma yoluna gitmişlerdir. Nitekim 8 Temmuz 1920'de Bursa’yı işgal eden Yunan Kuvvetlerinin küçük bir kısmı (400 kişilik Yunan taburu) 11 Temmuz 1920'de kara yoluyla, bilahere 18 Temmuz 1920'de İngiliz Torpidosunun himayesinde araba vapuruyla Karamürsel’e getirilmişlerdir. Bu kuvvetler her gelişlerinde bölgede birkaç gün kalmış, kasaba ve köylerde baskı ve çapulculuk yapmışlardır. Daha sonra 5 Eylül 1920 de Yalova’yı işgal eden 11. Yunan Tümeni’ne ait birlikler aynı ay içinde İzmit ve havalisine gelmişlerdir.
İngilizler Bölgeyi Yunanlılara terk ederek boşaltmaya başlamışlardır. Bundan sonra İzmit’i karargah merkezi yapan Yunanlılar, Ekim Ayı içinde Akmeşe, Derince ve Kandıra’ya askeri birlikler yerleştirerek denetim altına almışlardır. 13 Ekim 1920 den itibaren İngilizler önemli istasyonlarda İngiliz subayları bulunmak şartıyla Haydarpaşa- Adapazarı demiryolu hattının denetimini de Yunanlılara teslim etmişlerdir.
Bu tarihlerde bölgede bulunan milli kuvvet 24. Fırka karargahı Geyve’de bulunmaktadır. Fırka kumandanı Atıf Bey’dir. Bilecik bölgesinde müstakil Ertuğrul Grubu kurulmuştur. Kumandanı Kâzım Bey’dir. (Özalp) 23.8.1920 günü Albay Kâzım Geyve’ye gelerek 24. Fırka kumandanı Atıf Bey’le görüşüp Bilecik’e dönmüştür. Garp Cephesi Kumandanlığı Yunan saldırısına karşı toplu kuvvetle karşılık vermek için kuvvetlerin Eskişehir ve doğusuna toplanmasına karar verdiğinden Geyve bölgesinde bulunan 24. Fırkanın bir kısmının Eskişehir’e, bir kısmının da Nallıhan, Çayırhan, Mihaliç mıntıkasına sevki emir olunmuştur.
Geyve bölgesinde milislerden müteşekkil milli kuvvetler kalmıştır. 9 0cak 1921de İnönü mevzilerinde Yunan kuvvetleri ile çarpışma çok şiddetli olmuş, Yunan işgali durdurulmuştur. Geyve’den giden 24. Fırka da bu savaşta yer almıştır.
21.01.1921 tarihinde Genel Kurmay Başkanlığının emri ile Kocaeli Kumandanlığı oluşturulmuş, komutanlığına Albay Halit (Karsıalan) (Deli Halit) getirilmiştir.. Bu yeni kurulan müstakil fırkanın merkezi Geyve’dir. Halit Bey Geyve’ye gelerek bölgede bulunan milis birliklerini Kocaeli Kumandanlığına bağlar. Yunanlıların tekrar İnönü mevzilerine saldırma durumu olduğundan Kocaeli Grubu kıtaları İnönü’ye nakledilmiştir.
İzmit’te bulunan Yunan 11. Tümeni 23 Mart 1921 tarihinde Adapazarı istikametine doğru genel taarruza geçer. Yerli Rum çetelerinin de yer aldığı bu kuvvetler 24 Mart ta Kırkpınar, 25 Mart ta Sapanca’yı işgal eder. 26 Mart 1921 tarihinde zayıf olan milli direnişi kırarak Adapazarı’nı işgal eder. Zira bölgede ki
milli kuvvetlerin önemli bir kısmı daha önceden Eskişehir mıntıkasına sevkedilmişlerdi. Bölgede var olan milli kuvvetler Sakarya Nehrinin doğusunu ve Geyve Boğazını tutarak Yunanlıların daha ileri gitmesini durdurmuşlardır. İşgal sırasında Yunan askeri birlikleri ve bölgedeki Rumlardan müteşekkil çeteler Sapanca, Adapazarı ve köylerinde her türlü öldürme, tecavüz, para ve mal gaspı yapmışlardır. Yunan birlikleri Adliye Köyüne kadar işgal etmiş, orada ileri birlikleri çadırlarını kurup konuşlanmışlardır.
İkinci İnönü de Türk kuvvetleri Yunanlıları geri çekilmek durumunda bıraktıktan sonra Mustafa Kemal Paşa Mürettep Kolordu Kumandanlığı unvanı ile Albay Kazım’ı (Özalp) vazifelendirerek Geyve’ye gitmesini ister. Bunun üzerine Albay Kazım, Nallıhan - Mudurnu - Bolu - Düzce yoluyla Geyve’ye gelir. Geyve’ye geldiğinde Kazım Bey durumu şöyle tasvir etmiştir. (Milli Mücadele 1- Kazım Özalp )
‘’Kocaeli bölgesinde bulunan düşman, kısmen Sakarya boyunca ve kısmen de Geyve Boğazı ile bunun batısındaki sırtlardan denize kadar uzanan mevzileri işgal etmiş ve tahkim etmiş bulunuyordu. İzmit, Adapazarı, Sapanca da düşmanın işgali altında idi.
Başlangıçta doğudan gelecek kuvvetlerimizin bu bölgede kullanılacağını ümit ediyor ve bu kuvvetlerle düşmana taarruz etmeyi düşünüyordum. Fakat sonradan, bu kuvvetlerin düşmana hissettirilmeyerek Garp Cephesi emrine verilmek üzere Eskişehir bölgesine gönderilmeleri Erkanıharbiye Reisliğinden bildirildi. İzmit ve Adapazarı bölgesinde Yunanlıların kuvveti, muntazam bir fırka idi. Kocaeli bölgesinde bizim kuvvetlerimiz, Recep Reis’in (İpsiz Recep) teşkil ettiği kuvayı milliyeden nizamiyeye çevrilmiş bir tabur, Adapazarı milis taburu, Zibooğlu Hüseyin Efendi’nin emrindeki kuvayı milliyeden nizamiyeye çevrilmiş diğer iki taburdan kurulmuştu. Yani bütün kuvvetimiz toplam beş tabur piyade, bir milli süvari alayı, üçü seri, ikisi adi ateşli olmak üzere beş toptan ibaretti.’’

Bu sıralarda milli kuvvetlerin intikali ve lojistik sağlamak amacı için Lefke (Osmaneli) ile Taraklı arasında halkın Top Yolu dediği yol köylerdeki sivil halk tarafından yapılmaktadır. Kadınlar, yaşlılar, çocuklar kazma-kürekle bu yolun yapılmasını sağlamışlardır. Top Yolu; Osmaneli’nden Hisarlık Köyü-
Akdoğan Köyü- Günhoşlar Köyü (Çine Köyü)- Argat Köyü’nden Taraklı'ya ulaşıyordu.
Bu yol; özellikle Bilecik, Eskişehir bölgelerinin Yunan işgaline uğraması sırasında birliklerin Göynük-Mudurnu istikametinden cepheye intikalinde kullanılmıştır. Yol üzerindeki köyler cepheye nakledilen cephaneyi bu yoldan götürmüşlerdir.
Geyve Boğazındaki kuvvetlerimiz Yunan kuvvetlerinin ileri taarruza geçmelerinden çekinmesi için kuvvetlerimizin çok ve donanımlı olduğu düşüncesine kapılmaları düşüncesiyle bazı taktikler uygulamışlardır.
Yunanlıların ileri birliklerinin bulunduğu Adliye Köyü yakınlarına (Karaçam Köyü civarı) Yunanlıların görebileceği şekilde soba borularını top namlusu gibi dizmişlerdir. Albay Kazım bu durumu şöyle anlatmaktadır. (Milli Mücadele 1-Kazım Özalp. Sf. 177)
‘’Düşman bizim bu bölgedeki kuvvetlerimizin çok zayıf olduğunu bilmiyordu. ..Biz kuvvetimizi olduğumuzdan fazla göstererek düşman fırkasını burada oyalamaya çalışıyorduk. Kuvvetimiz hakkında bile bile uydurduğumuz haberler İstanbul basınında süratle yayıldı. Gazetelerde Kocaeli’ye kolordu kumandanı olarak geldiğim ve burada mühim kuvvetlerin bulunduğu hakkında havadisler
yazılıyordu. Düşmanı aldatmak için ….Sakarya’yı geçmek için sallar yaptırıyor…. Bu arada doğudan gelen kuvvetler bölgede durmadan Eskişehir bölgesine geçiyorlardı.’’

Arif Öztürk

Bu yazı 613 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum