Arif Öztürk

Arif Öztürk


Milli Mücadelede Geyve (4)

09 Nisan 2020 - 12:55 - Güncelleme: 09 Nisan 2020 - 13:13

GEYVE’NİN HAFIZLARI VE HOCALARI MİLLİ MÜCADELEDEN YANA

Eskişehir’den İngiliz işgal kuvvetlerinin terkini sağlayan Yarbay Mahmut kuvvetleri Geyve’ye geldiklerinde askerlerinin pek çok noksanı bulunmaktadır. Askerlerin ayaklarında ayakkabıları parçalanmış, elbiseleri yırtılmış durumdadır. Aynı zamanda Geyve’de bulunan diğer kuvvetlerin ihtiyaçları da söz konusudur. Daha sonraki günlerde bölgeye gelecek milli kuvvetler de olacaktır. Milli kuvvetlerin ihtiyaçlarını Taraklı ve Pamukova ile birlikte Geyve’nin fedakar halkı karşılamıştır. Köyler halkı ekmek pişirerek öküz arabalarıyla Geyve’ye ulaştırmışlardır. Evinde ve elinde ne varsa esirgemeden vatan için çalışan, ölen yiğit vatan evlatlarıyla paylaşmışlardır.

Geyve Kaymakamı ve Geyve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Hamdi Namık Bey bu olayı şöyle yazmıştır:

“Mahmut Bey Ankara’dan gelmişti. Askerlerinin bir çok noksanları vardı. Hatta paraları da yoktu. Bunların hepsini temin ettim. Askerin iaşesi için Akhisar (Pamukova) ve Taraklı nahiyesinde bulunan aşar mallarını 48 saat zarfında kaza merkezine ulaştırmaları için nahiye müdürlerine kat’i emirler verdim.”

Geyve’nin ve Anadolu’nun kurtuluş mücadelesini başlatması işgal kuvvetlerini ve dolayısıyla İstanbul hükümetini fazlasıyla rahatsız etmiştir. Emperyalist devletlerin her zaman yaptıkları gibi bu ulusal kurtuluş dalgasını durdurabilmek için halkın dini duygularını istismar etmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa ve Kuvayı Milliyeye karşı Şeyhülislam Durri Zade Es Seyyid Abdulah’a Fetva-yı Şerife yazdırılır.

Nisan 1920’de Şeyhülislam tarafından yazılan bu fetva çoğaltılarak İngiliz uçaklarınca Geyve ve köylerine atılır. Bu fetvanın yalnızca bir paragrafını aktarmak bile olayın vahametini anlamak için yeterli olacaktır.

‘’ ….. Böylece Padişahın ülkesinde savaş kudretleri bulunan Müslümanlar adaletli Halifemiz ve İmamımız Sultan Mehmet Vahidettin Han Hazretlerinin çevresi etrafında toplanıp bunlarla çarpışmak için yapılan davet ve emirlere koşmak, adı geçen eşkıyalar ile savaşmaları vacip olur mu? Beyan buyrula Cevabı budur: Gerceği Tanrı bilirki olur….. Bu surette Halifenin askerlerinden olup da eşkıyaları (Kuvay-ı Milliyeciler) öldürenler gazi ve eşkıyalar tarafından öldürülenler şehit ve şefaata nail olurlar…….’’

Benim çocukluğumda o günleri yaşayan ak saçlı ninelerimiz bu olayı şöyle anlattılar. ‘’Bir gün köyün üstünde ne olduğunu bilmediğimiz kocaman bir şey uçmaya başladı. Müthiş gürültü çıkarıyordu. Yukarıdan aşağıya kağıtlar attılar. Köyde bulunan herkes korkudan bir yerlere saklandı. Kimimiz samanlığa, kimimiz evlere saklandık. Kağıtları attıktan sonra uzaklaşıp gitti’’

Geyve bölgesinin ahalisi dinine bağlı inançlı insanlardır. Onlar aynı zamanda Osmanlı devletini kuran Osman Bey ve Orhan Bey’in yanında gaza eden gazilerin, ahilerin, fakihlerin torunlarıdır. Bilirler ki inandıkları din; işgalcilere karşı direnmeyi ve bağımsız yaşamayı emreder. Geyve’nin din adamları, hafızları, hocaları Mustafa Kemal Paşa ve milli mücadele yolunu ilk baştan tercih etmişlerdir. Geyve milis kuvveti olarak teşkil edilen Çelebi Taburu kumandanı Geyveli Hafız Fuat, Geyve Müdafai Hukuk Cemiyeti üyesi Hafız Şevket ve Hoca Bekir’i örnek olarak gösterilebiliriz.

Milli mücadeleye karşı düzenlenen bu tertip Geyvelilerce boşa çıkartılmış olmasına rağmen Düzce, Bolu, Yozgat, Konya gibi yerlerde büyük isyanların olmasına neden olmuştur. Adapazarı, Hendek, Düzce, Göynük ve Taraklı’daki milli mücadele karşıtı hareketler Geyve’deki milli kuvvetleri epey meşgul etmiştir.

-Bir sonraki yazı; Ortaköy olayları "Köyünüzde eşkiya vardır”-

Arif Öztürk

Bu yazı 1324 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum