Ali Çetinkaya

Ali Çetinkaya


Suya Yazı Yazdım

24 Aralık 2021 - 17:38



Gökten  üç elma düşmüş. Biri bana, biri suya, biri de inşallah suyumuza  göz koyanların düşer kafasına. Onlar ermesin muradına, biz de çıkmayıveririz kerevetine.

       Bu ekonomik kriz ortamında, bu kadar belirsizliğin yaşandığı şu günlerde, dolar, euro, Türk lirasının değer kayıpları, geçim zorlukları, marketlerdeki fiat artışını gösteren etiketler, yaşanan zorluklar konuşulurken nereden çıktı bu su meselesi demeyin. Sarı Öküz hikayesi gibidir kaybettiklerimiz. Dün içme sularımız satıldı. Bu gün gıdalarımız, topraklarımız, şirketlerimiz, bankalarımız, fabrikalarımız, hastanelerimiz, ormanlarımız ve bütün varlıklarımız yağmalanırcasına yabancılar tarafından haraç mezat satın alınıyor.

       Karşılarına dikilmedik, dikilemedik zamanında. Mesela şu, öküzlerin hikayesindeki “Sarı Öküz’dü. Suyu aldılar elimizden ses çıkarmadık. Fabrikalarımızı elimizden aldılar ses çıkaramadık. Tekel’i dolayısıyla tütünümüzü aldılar elimizden ses çıkarmadık. Limanlarımızı aldılar ses çıkarmadık. Artık daha da zayıfladık. İstediklerini sormadan alıyorlar. Ses çıkaracak gücümüz de kalmadı zaten. Topraklarımız da bir bir gidiyor elimizden, yabancılar basıyor parayı alıyor. Can havlimiz elde kalan son varlıkları korumaya yeter mi acaba.

       Güzel Sakaryam. İnsanı güzel, iklimi güzel, toprağı, suyu güzel. Şöyle bir bakıyorum da, Allah Sakarya’ ya epey cömert davranmış. Tarım ve sanayinin yanı sıra, su kaynakları yönünden Sakarya’mız kadar şanslı bir yer göremiyorum.

      Karasu, Kocaali sahilleri denizimiz. Sapanca Gölü hemen şehrin yanıbaşında. Öbür yanda Poyrazlar Gölü. Biraz kuzeyde Küçük Akgöl ve Taşkızağı Gölü. Karadeniz’ e doğru yol aldığında Büyük Akgöl. Acarlar Longoz’u ayrı bir doğa harikası. Sakarya Nehri adeta Sakarya’nın ortasından geçiyor. Melen çayı Sakarya Nehrine yoldaşlık edercesine yan yana akıyor. Çark Deresi, Maden deresi, Akçay Deresi hem toprağa, hem yüreğimize su serpe serpe akıyor.

       Başka su yok mu Sakarya’da? Olmaz mı? Türkiye’mizin en kaliteli beş içme suyundan ikisi ilimizde. Diğer içme suyu kaynaklarıyla Sakarya aslında memleketimizin en zengin bölgesidir. Böyle bir coğrafyada, böylesine kaliteli içme suyu zenginliğinde, şehrimizi yönetenler biz Sakarya’lılara artezyan suyunu layık görüyorlar. Bir de öve öve anlatarak.

      SASKİ sayfasına baktığımızda Sakarya’ da on ilçede otuz üç artezyan kuyusu açılacağı, bazen de açılışlarda konuşmacılar kırk kuyu da telaffuz ettiği oluyor. Uzun yıllar içme suyu ihtiyacımızın karşılanacağını anlatıyorlar.

      İyi de, ne fark eder. O da su bu da su diyenler olacaktır. Elbette ikisi de sudur. Ama içme suyu kullanma suyundan farklıdır. Bazı özellikleri kendisinde barındırması gerekir. Mineraller bakımından yeterliliği, insan sağlığına uygunluğu gibi unsurları barındırmazsa içme suyu değildir. İçme suyunun kalitesini belirleyen etmenlerden biri suyun  “Ph” değeridir. Bu değer içme sularında 1 den 14 e kadar ölçülür. İdeal içme suları  “pH”si 7 ve üzeri sulardır. SASKİ’nin biz abonelere içme suyu diye sattığı suyun “pH”si yazıyor mu? Hayır. Ama faturalarda bol bol para yazıyor. Suyun da “pH”si ya sıfırla bir arasında. Yani aslında kullanma suyu.

       Peki bizim kaliteli içme suyu kaynaklarımıza ne oldu? “Ph”si yüksek sular kimlerin elinde? Biz halkın elinde olmadığı aşikar. Bakın kimlerin ellerinde.

      Kerem Ali Dağları, Hendek ilçemizde burada paketlenmiş suyu parayla alıyorsun.

     Geyve Doğan çayda paketlenen su Türkiye’nin en kaliteli iki suyundan biri. “Ph” değeri 7.1.  bu su da Keremali dağlarından doğuyor.

     Keremali Dağları’ndan bir su markası da “SAKA” bu dağın 600 m. rakımından çıkan bir başka su da  “Aytaç Akkuyu” markasıyla piyasada.

     Keremali Dağlarından çıkan bir başka su da “Kardelen” markasıyla bayilerde yerini almış.

      “Pınar Su” da Hendek’teki Keremali dağlarından çıkmaktadır. Buradaki Gökçeağaç kaynağını kullanmaktadır.

       “Elmacık” markalı su da Hendek teki Elmacık Sıradağları’nın Gölyayla mevkiindeki su kaynağını kullanmaktadır.

      Sapanca doğal su kaynaklarının yoğun olduğu bir bölgedir.”SIRMA” marka su da buradan çıkmaktadır.

      “DAMLA SU” ise Sapanca’nın Mahmudiye Köyü’nde yüzlerce metre yükseklikteki su kaynaklarından faydalanmaktadır.

      “FUSKA” ve “PÜR SU” da Sapanca’da ki su kaynaklarını kullanmaktadır.

      “LİDO SU”  Sapanca’nın Güldibi mevkiinde yer alan kaynaktan dolum yapmaktadır. Biz abonelere de artezyan suyu reva görülmekte.

      İyi ve kaliteli su insan yaşamının sağlıklı bir şekilde idame ettirilmesi için çok önemli bir unsurdur.

      Ayrıca en azından artezyen sularından biraz daha kaliteli olan ve Sakarya’nın içme suyu kaynağı olarak kullandığı Sapanca Gölü’nden de su fabrikaları büyük miktarda su çekmektedir.

      Bütün bunlar yetmezmiş gibi Sapanca Gölü’nün statüsü hala netleştirilememiştir. Bu göl Sakarya’nın içme suyu havzası olmasına rağmen, İzmit’teki bazı fabrikalar gölden büyük miktarda su çekmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde göldeki suyun debisindeki düşüş gözle görülür oranda artmıştır. İnşallah yağmur ve kar suları imdada yetişir.

      On ilçede otuzüç artezyan kuyusunu biz Sakaryalılara reva görmek yerine, keşke Sapanca Gölü’nden su çeken fabrikalara ve su şirketlerine kazsaydınız da, biz de en azından Sapanca Gölü’nün suyundan biraz daha fazla faydalansaydık.

    Gözümüz suyumuza göz dikenlerin üstünde. Bu dünyada olmazsa bile öbür dünyada iki elimiz yakanızda.

    Sözümüz suyumuza göz koyanlara. Bizim suyumuzu yandaşlarına peşkeş çeken yetkililere. Onlar ermesin muradına, biz de çıkmayıveririz kerevetine.
 

Bu yazı 378 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum